Bir Kriz Süreci Olarak Boşanma

Boşanma kötü, çatışmalı giden bir evlilikten kurtuluş gibi değerlendirilmektedir. Ancak bir yandan boşanma ile birlikte alışılagelmiş karşılıklı ilişkinin, düzenin ve aile sisteminin de yıkılması demektir. Bu süreç bu anlamda eski bekarlık günlerine dönme olarak görülmemekte; eşlerin toplumsal, psikolojik, ekonomik gibi alanlarda sıkıntı yaşayabilecekleri bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Bu anlamda boşanma, var olan düzenin, dengenin bozulması ve savunma mekanizmalarının ya da çabalarının bu dengeyi kurmada başarılı olamaması nedeniyle ortaya çıkan olası bir kriz durumu olarak değerlendirilmektedir. Boşanma ile birlikte yaşanabilecek olan kriz; boşanma kararının alınmasıyla başlar, boşanma sırası ve sonrasında yaşanılan süreç ile devam eder. Bu üç farklı kriz aşamasında yaşanan duygular ve tepkiler “Wiseman’ın Yaş Modeline” gore açıklanabilir. Bu model beş aşamalıdır. Bu aşamalar şu şekilde özetlenebilir:

İNKAR EVRESİ

Çatışmalı ve sorunlu giden evlilikler için boşanma süreci boşanma kararının alınmasından çok önce başlayabilmektedir. Bu dönemde eşler evliliklerindeki ve yaşamlarındaki stresle başa çıkamayıp duygusal bir boşalma yaşarlar. Bu aşamadaki eşler çatışmalı ve sorunlu giden evliliklerini sürdürebilmek adına yaşanan sorunları inkar etme durumundadırlar. Eşler arasında iki tip tepki görülebilir. İlk tepki olarak inkar edilen bu çatışmalı evliliğe uyum gösterilmiş ve durum kabul edilmiş olabilir. İkinci tepki olarak eşler evliliklerinin yolunda gitmediğini düşünseler bile çeşitli bahaneler ve kendilerince mantıklı gerekçelerle (çocuklar üzülmesin, ekonomik olarak sıkıntı yaşarız, toplum bizi hoş görmez vs.) evliliklerini sürdürebilirler. Bu çabalar ilk başta evliliğin devamını sağlayabilir. Ancak uzun vadede evlilik sisteminin esnek olmaması, evlilikte süre giden kırılgan yapı nedeniyle ortaya çıkabilecek en küçük sorun (çocuklarla ilgili sorun, iş değişikliği, iş kaybı) da bile eşler ve evliliğin daha büyük bir krize girebilir.

KAYIP VE DEPRESYON EVRESİ

Bu aşamada eşler artık evliliklerinde bir takım sorunlarının olduğunu kabul etmeye ve birlikte çözemeyeceklerini anlamaya başlamışlardır. Bu kabullenişten sonra eşler sıkıntının evliliklerinden ve ilişkilerinde kaynaklandığını anladıklarında üzüntü, uyku düzensizlikleri-uykusuzluk, yalnızlık, öfke, anlamsızlık, değersizlik, yetersizlik gibi depresif belirtiler hissedebilmektedir. Bu aşamada boşanma ve bir çözüm konuşulması gerekirken konuşulmuyorsa; eşler kendi içlerinde yaşadıkları sıkıntılarla birbirlerinden uzaklaşırlar ve birbirlerine yabancılaşırlar.

ÖFKE EVRESİ

Çiftler arasında boşanma kararının kabulü ile gerçekler daha net anlaşılmaya başlanır. Bu durumda önceden depresif hisseden eşler bu hisler yerine öfke, kızgınlık ve ambivalans gibi duygular yaşarlar. Hali hazırda hassas ve kırılgan bir durumda olan eşler boşanmanın getirdiği velayet, nafaka, malların paylaşılması ve diğer yükümlülükleri konuşmaya başlarlar ve bu konularda çıkan anlaşmazlıklar karşılıklı çatışmayı ve öfkeyi arttırabilir. Bu aşamada eşlerin öfkeyle başa çıkabilme kapasiteleri yaşanılan bu çatışmaları kontrol etmeyi ve sonraki süreçlere uyumu kolaylaştırmaktadır. Boşanma durumu eşler tarafından bu evrede kabul edilmezse sonraki dönemlerde daha zor bir şekilde kabul edilmektedir.

YENİ BİR YAŞAM TARZININ ve KİMLİĞİNİN OLUŞTURULMASI EVRESİ

Bu aşamada eşler öfkelerini kontrol altına alıp şimdi, yeni yaşamları ve gelecek ile ilgili planlar yapmaya başlarlar. Her bir eş yeni mesleki, cinsel ve toplumsal kimliklerini oluşturma ve yeni yaşamlarına uyum sağlama sürecine girerler. Bu aşamayı sağlıklı bir şekilde gerçekleştiremeyen birey depresyona girebilir. Bu anlamda çok genç yaşta evlenmiş eşler için de boşanma bir risk faktörü olabilmektedir. Genç yaşta evlenen bireyler eşlerinden bağımsız mesleki ve toplumsal bir kimlik geliştirememişlerse evlilik onların temel kimliği olarak bulunmaktadır. Bu anlamda boşanma ile bu temel kimlikten vazgeçmek ve yeni baştan bir kimlik yaratmak bu eşler için sıkıntı yaratabilmektedir.

KABUL ve UYUM SÜRECİ

Bu aşamada birey yeni mesleki, sosyal, cinsel kimliğine ve yeni yaşamına alışmış, uyum göstermiştir. Kendini bu yeni alanlarda yeterli ve değerli görmeye başlamıştır. Özgür bir şekilde ve bağımsız bir birey olarak hayatıyla ilgili kararlar almaya başlamış ve geleceğe ilişkin planlar yapmaya başlamıştır. Bu aşamada eski eşe olan öfke ve kırgınlık hisleri yatışmış ve eski eşini, eski evliliğini anlama sürecine girilmiştir. Eski eşle, çocuklar ve ortak alınması gereken kararlarda bir araya gelinerek birlikte çalışılmaya başlanmıştır. Bireyin yeni oluşturduğu bu kimlikle başkalarına yönelme, onlar tarafından kabullenilme, tekrar bir ilişkiye başlama ve evlenme gibi yeni durumlar değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu anlamda olabilecek yeni ilişkiye karşı korkular ve kaygılar yatıştırılarak; eski evlilik uygun bir şekilde değerlendirilerek ikinci evlilik için fırsat yaratılmaya başlanabilmektedir.

Mehmet TEKNECİ (M.D)

BACTE Birey Aile Çocuk Terapileri Enstitüsü

Randevu Talep Formu